Posts

Olorinla

Çalışma masası ile sandalye, yatak ve küçük bir kütüphaneden oluşan odasında kitap okumakta olan adam, kapının açılmasıyla birlikte kafasını kaldırdı. “Yemek zamanı ne çabuk gelmiş” diye düşündü. Sabah kahvaltısından beri yaklaşık sekiz saat geçmişti. Günün ikinci ve son öğününü getiren görevli, masaya doğru yavaşça ilerledi. Toparlanmaya çalışan adamın açık durumda olan kitapları kaldırmasını sabırla bekledi ve tepsiyi masanın üzerine bıraktı. Haftalardır her sabah ve akşam aynı biçimde devam eden bu ritüel, görevlinin konuşmaya başlamasıyla ilk defa bozuluyordu; – Efendim, yarın kabul görüşmenizin yapılacağını bildirmem istendi. Sabah kahvaltısından sonra, büyük salonda. Oturmakta olan adam uzun süredir beklediği haberi almanın şaşkınlığıyla bir süre durakladı. Bu gelişmeyi daha sonra sindirmeye karar vererek nazikçe teşekkür etti; – Sabırla bekleyeceğim. Görevli odadan çıkarken Raklin Kurl heyecanını gizlemekte zorlanıyordu. Hayallere dalmadan önce sevincini bir süre daha...

Müdahale

“ Bedenlerinin marifetiyle yapamadıklarını, geliştirdikleri aletler yardımıyla gerçekleştirmeyi öğrendiler. Şimdilik barınak hazırlamaya ve yiyecek bulmaya yarayan araçlar yapıyorlar. Ne var ki zaman zaman birbirlerine zarar vermek ve kendilerini ispatlamak için de kullandıklarını gördüm. Birlik olmayı ve ortak amaç için çabalamayı öğreniyorlar. Bu zamana kadar en fazla elli kişilik gruplar tespit edebildim ancak sayıları hızla artıyor. Dahası, topluluklar arası işbirliğine de çok yakınlar.“ Analist Vilfrem Meku, yeni gelen raporun sonuç bölümünü okuduktan sonra durakladı. İncelediği iki analizin de biraz daha dikkati hak ettiğini düşünmeye başlamıştı. Çok eskiden yazılmış ilk raporun son paragrafına tekrar göz gezdirdi; “Enstitünün bu gezegeni denetim altında tutmasında ve yaşamın gelişimini yakından takip etmesinde fayda var. Kendileri için tehdit oluşturmaya başlamaları sonrasında müdahale edilmese de, diğer gezegenlere ulaşma yetkinliğine kavuşmaları durumunda müdahale zaruridir. ...

Kural

Ufak tefek ve çelimsiz adam, bir kulbundan kavrayabildiği eski aküyü oflaya puflaya taşımaya, daha doğrusu sürüklemeye çalışıyordu. “Amma da ağırmış” diye söylendi, “akıllı işi değil!” İsteksizce yer değiştiren akünün yumuşak bahçe toprağında bıraktığı iz, evin kapısından, arka taraftaki döküntülerin toplandığı çardağa kadar uzanıyordu. Srilog Mulke, yıllardır çalıştırılmamış Land Rover Defender’in yanına kadar sürüklediği aküye baktı. “Enerji depolamak eskiden ne zormuş” diye düşünürken gözleri aracın paslı kaportasına kaydı. Artık eskiden yer değiştirmenin ne kadar zor olduğunu düşünüyordu. Dedesi arazide araba kullanmaktan duyduğu mutluluğu her fırsatta söyler, sadece kendisi için ilgi çekici olan hikayeleri tekrar tekrar anlatırdı. Hoplaya zıplaya yolculuk etmenin eğlenceli yanını hiçbir zaman anlayamamış olan Srilog, bu makinaya muhtaç olduğunu hatırlayınca ciddileşti. Motor kaputunu kaldırarak içerisinde akü olması gereken boş yuvaya baktı. Yanında getirdiği uzunca kabloya gitti...

İnziva

“Korkunun ecele faydası yok” diye geçirdi içinden; “Ne olacaksa olsun. Daha fazla engellemelerine izin vermeyeceğim. Benim hayatım, benim kararlarım.” Leksur Fgoas bu akşam ailesi ile yapacağı konuşma için kendini hazırlamaya çalışıyordu. Yüksek okulu bitirdikten sonra, anne ve babasının evinde çalışmadan geçirdiği üç yıl, neye izin verip neye vermeyecekleri konusunda yeterince bilgi sahibi olmasını sağlamıştı. Bu akşamki talebinin hoş karşılanması için de bilmediği bazı olayların gerçekleşmesi gerektiğinden emindi. Ama ümidini hiçbir zaman kaybetmedi. Evrene pozitif enerji verirse bunun karşılığını alacağını düşünüyordu. Henüz bursluluk sınavlarına hazırlandığı yıllarda hedefini belirlemişti; iyi bir Youtuber olmak. Aldığı bu kararla gurur duyuyor, şimdiden geleceğini inşa etmek için harekete geçerek diğerlerinden ayrıştığına inanıyordu. Babasının abuk sabuk diye nitelendirdiği bir çok video çekmiş, arkadaşlarındansa hep olumlu tepkiler almıştı. Otobüste uyuklayan insanların komik hal...

Hücre

– Ben Met Koltru. TrS-2413’ün kaptanı ve uzman araştırmacısı. Dünya ölçeği ile yirmi yedi sene önce başladığım görevimi tamamlayarak geri döndüm. Gezegene iniş için izin istiyorum. – Konfederasyona ait herhangi bir gezegene yaklaşmanız bu andan itibaren yasaklanmıştır. Yeni rotanız az sonra gönderilecek ve iletişiminiz kesilecektir. Bu emre karşı herhangi bir çabanız kalıntısız temizleme ile cezalandırılacaktır. Bu görüşme kayıtlardan çıkartıl dıktan sonra görev zayiatı olarak arşivlen eceksiniz. Gezegendeki tüm sorumluluklarınız ın yerine getirileceğini Konfederasyon garanti eder. Son kelimeyi de yazdıktan sonra masanın üzerindeki yığına doğru yöneldi. Kolayca bulduğu bir diğer kağıdı elinde tuttuğu parça ile karşılaştırdı. Beş yıl önce eve dönme umuduyla yaptığı son çağrı tam olarak hatırladığı gibiydi. Birçokları için imkansız olan uzun bir yolculuğun sonunda, yeni ama bu defa bilinmez bir başka seyahate çıkmak zorunda bırakılmıştı. Aklını ve hafızasını yerinde tutabil...

Kahraman

Nache Elurt’un, odadaki nesneler üzerinde anlamsızca dolaşan bakışları, birkaç dakikadır duvardaki takvimde sabitlenmiş durumdaydı. 10 Haziran. “Neredeyse iki yıl önce başlamışız” diye geçirdi içinden. “Dünyayı yerinden oynatmamıza çok az kalmıştı.” Uzun ve yaratıcı bir küfre daha başlamak üzereyken vazgeçti. Artık çok uzak olsa da o anı biraz daha düşünmek istiyordu. Hayal kurarken bile mutlu olabiliyorsa, amaçlarına ulaşmaları durumunda kim bilir neler hissedecekti? Topluluğun her yıl yapılan büyük buluşmasında önce kanıtları paylaşırlar, ardından da tebrikleri kabul ederlerdi herhalde. “Ve karşınızda insanlığın yeni çağını başlatan, en büyük yalanı ortaya çıkaran kahramanlar!” Evet, büyük ihtimalle buna benzer bir anonsla çağrılacaklardı. İsimleri, tarihteki yerlerini alacaktı, hem de en ön sıralarda. Az önce ertelediği küfrü salıvererek arkadaşı Royn Golye’e baktı. Genç adamın da benzer duygular içinde olduğuna şüphe yoktu. Hatta kendisinden daha çok etkilenmiş olduğunu, ekiplerini...

Enstitü

Görülemeyen lambalarla, sadece gerektiği kadar aydınlanmış olan koridor uzun ve tekdüzeydi. Dümdüz olmasına rağmen, girişten bakıldığında sonundaki kapı zar zor seçilebiliyordu. Ürkütücü ve çok nadir açılan geçide kadar olan mesafe, ilerlemekte olan iki kişi için yeterli sohbet zamanı sağlayacak kadar uzundu. Biri kendine güveni tam, diğeri ise öğrenmeye çalışıyormuş izlenimi veriyordu. Daha çok konuşan, kendinden emin görünendi; – Evet, toplumların evrimi en kaba hatlarıyla bu şekilde işliyor. Senin de bildiğin gibi, biz üçüncü aşamanın sonlarına yakınız. Uyum ve saygıya dayanan ortak bir yönetim, uzayı fethetme arzusunun sonu. Diğer yaşamlara değer veriyor ve var etmek için çabalıyoruz. – Yine de bunun üzerine koymamız gerekenler var ki hala son aşamaya gelemedik, değil mi? – Doğruyu söylemek gerekirse son aşama çaba ile ulaşılan bir kademe değil. En azından bilinçli çaba ile diyelim. O sana gelir, sen ona gitmezsin. Toplum Düşüncesi Enstitüsü’nde uzun yıllar geçirmiş Ukold Drues’in ...